Kodsuz SaaS kurmak: fikirden ilk müşteriye ve çıkışa 12 aşama
Kodsuz SaaS kurmak için 12 aşama: fikri doğrulamak, ilk 10 kullanıcı, soğuk e-posta, fiyat, churn ve bir SaaS'ın satış değerini belirleyen metrikler.

Kod yazmadan bir SaaS kurmak bugün mümkün: Claude Code ile ürünü fazlara bölüp bir iki günde çıkarabiliyorsunuz. Zor olan yazılım değil; fikri doğrulamak, ilk müşteriyi bulmak ve o müşteriyi tutmak. Bu süreci 12 aşamaya ayırıyorum ve aşamaları atlamadan, sırayla ilerlemenizi öneriyorum.
SaaS (Software as a Service), yazılımı abonelik ya da kredi gibi tekrar eden ödemelerle internet üzerinden satma modeli. Bu modele dört yıl önce başladım. ARspar'ı Esad Kılıç ile birlikte kurduk; şirketler için 3D modeller ürettik, sonra yapay zekayla görsel üreten bir sistem ekledik. ARspar'ı Mayıs 2024'te Floorplanner satın aldı.
Ardından PrototipAL'ı başlattık ve bir yıl içinde 100.000 dolarlık satışa ulaştık. Aşamalar kabaca şöyle: fikir doğrulama, hedef kitle, MVP, ilk 10 kullanıcı, soğuk e-posta, içerik, SEO, sosyal kanıt ve topluluk, geri bildirimle geliştirme, fiyatlandırma, müşteriyi tutma ve ekip kurma.
Fikrim gerçekten isteniyor mu?
Ürünü yapmadan önce insanların onu isteyip istemediğini öğrenmeniz gerekiyor. Benim baktığım yerler:
- Rakipler: Product Hunt, Similarweb ve Capterra'da benzer bir uygulama var mı?
- Reddit ve forumlar: İnsanlar nerede şikayet ediyor, "keşke şöyle bir araç olsa" diyen var mı? Bu araştırmayı yapay zekaya da yaptırabilirsiniz.
- On görüşme: Hedef kitlenizden on kişiyle Calendly ve Zoom üzerinden konuşun ya da Twitter ve Instagram'dan yazın.
- Google Trends: Problemi arayanların sayısı artıyor mu? Ahrefs ve Semrush da bunu gösterir.
- Satış testi: Ürün yokken bir web sitesi açıp "erken erişim için kaydol" deyin.
PrototipAL'da içerik üreticilerinin yapay zeka video efektleri için prompt yazmakta, uzun video ve senaryo kurmakta zorlandığını gördük. Hazır bir şablon kütüphanesi koyduk ve 8 ila 10 dakikalık videolar üretebilecekleri bir sistem kurduk.
Kimin için yapıyorum?
Herkes için ürün yapmayın. "E-ticaret şirketleri için reklam otomasyon sistemi" ya da "YouTube otomasyonu yapanlar için uzun video yapıcı" gibi kitlesi ve işi net bir tanım arayın. TrustMRR'da gelirleri görünen, para kazanan uygulamalar var; Amerika'da tutan bir modeli alıp Türkiye'ye uyarlayabilir, Türkçesini koyabilirsiniz. Önemli olan mantığını anlamak.
MVP neden tek bir problemi çözmeli?
MVP, ürününüzün en küçük çalışan hali. ARspar'ı kurarken bir buçuk yılda yaklaşık 150.000 euroluk yazılım masrafımız oldu, çünkü her şeyi tek tek kodlamak gerekiyordu. Bugün Claude Code'da işi faz 1, faz 2, faz 3 diye ayarlayıp bütün ürünü bir iki günde çıkarabiliyorsunuz.
Altın kural değişmedi: Ürün, insanların para ödemeye razı olduğu tek bir ana problemi basitçe çözmeli. PrototipAL'ın ilk hali basit bir arayüz, elle kopyalanmış birkaç video efekti promptu ve sahneleştirmeden ibaretti. İnsanların gerçekten video üretip bunun için para ödediğini görünce daha uzun videolar için sistem kurmaya geçtik.
İlk 10 kullanıcıyı nereden bulurum?
Ürünü yaptınız ama kimse bilmiyor. Topluluklardan organik kitle çekmek tam olarak sizin kontrolünüzde değil; benim tavsiyem önce şirketlere yönelik bir uygulama yapmak, çünkü şirketlere e-posta gönderdiğinizde dönüş oranını ölçebiliyorsunuz.
- Hedef kitlenizdeki kişilere tek tek kişisel mesaj atın. "Ürünümü al" yerine "Şöyle bir şey yaptık, ücretsiz denemek ister misiniz?" deyin.
- Problemin konuşulduğu topluluklara girin; link bırakıp kaçmak yerine insanların problemlerini çözün.
- Ürünü yaparken yaşadığınız sorunları ve başarıları Twitter ve LinkedIn'de paylaşın.
PrototipAL'ın ilk kullanıcıları otomasyonlardan geldi. API'larımızı n8n otomasyonlarının içine koyduk; insanlar otomasyonu kullanırken PrototipAL'ı da kullanmış oldu.
Soğuk e-posta nasıl yazılır?
Soğuk e-posta, tanımadığınız insanlara değer sunarak kapılarını çalmak; pazarlama e-postası değil. Bence büyümenin en hızlı ve en ucuz yolu bu. Önce şirketlerle, sonra bireylerle başlayın.
- Kısa tutun. Üç dört cümle yeter: Böyle bir şey yaptık, şu problemi çözüyoruz, müsait olduğunuzda görüşebilir miyiz?
- Kişiselleştirin. "Sayın yetkili" yerine "Merhaba Ahmet Bey".
- Değerden bahsedin. "En iyi uygulamayız" yerine onların hangi problemini çözdüğünüzü anlatın.
- Link koymayın. Linkli e-postalar spama düşer. "Göndereyim mi?" diye sorup önce "evet" cevabını alın.
Böyle yazılmış e-postalarda dönüş oranı yüzde 7 ile 15 arasında oluyor. Yüzlerce ya da binlerce e-posta için Instantly, lemlist veya Apollo gerekiyor. Bu araçlar yedi dakikada bir e-posta gönderiyor ve iki, dört, yedi gün sonra takip e-postası atıyor. Takip önemli: İlk e-postada yüzde 1,5 olan dönüş oranı ikincide yüzde 4,5'e, üçüncüde yüzde 6 ila 7'ye çıkıyor.
ARspar'da da böyle başladık. İlk müşterilerimiz yalnızca halı şirketleriydi, çünkü halı modellerini kendimiz kolayca yapıp satışı hızlı kapatabiliyorduk; yalnızca e-posta kullandık. Her müşteriye kendi girişi olan basit bir panel yaptık ve başta ajans gibi çalıştık. Kazandığımız parayla, insanların kendi aboneliğini başlatıp kredi alabildiği ölçeklenebilir bir ürüne geçtik.
İçerik, SEO ve sosyal kanıt ne zaman devreye girer?
İlk ödeyen müşteriden sonra içerik başlıyor, çünkü içerik ölçeklenebilir: Görsel ürünler için Instagram, kurucular için Twitter, B2B için LinkedIn, eğitim için YouTube.
Fikir için rakiplerin en çok izlenen videolarına, trendlere ve müşterilerin en sık sorduğu sorulara bakın. PrototipAL'da en iyi tutan içerik otomasyon içerikleriydi: Otomasyonları ücretsiz verdik, başkaları YouTube otomasyonu eğitimi satarken biz uygulamayı sattık. Reklam bütçemiz sıfırdı. Kâr marjımız yüzde 60, çünkü arka taraftaki yapay zeka modellerinin de maliyeti var; bu yüzden kredi bazlı kullanım koyduk.
SEO, yani Google'da biri bir şey aradığında üst sıralarda çıkmak, sonraki aşama ve üç ila altı ay sürüyor. En iyi çalışan format basit sorulara basit cevaplar: ikas'ın "E-ticaret nedir?" gibi yazıları ve bunları kısa videolara çevirmesi iyi bir örnek.
Sosyal kanıt için yeni kullanıcılardan yorum isteyip Trustpilot linki gönderin; üşenenler için metni siz hazırlayıp onaylarını alın. Topluluk destek yükünü azaltır ve ayrılmayı zorlaştırır; ortaklıklar ve affiliate ile de her memnun kullanıcı bir satıcıya dönüşür.
Fiyatı nasıl belirlemeli?
Fiyat, ürün kalitesinin bir göstergesi; ucuz olmak strateji değil. Uygulamanızı ücretsiz yapmayın, çünkü müşterinin gerçekten para ödeyip ödemediğini görmek istiyorsunuz.
- Değer odaklı: Müşteri 20 dolar verip 100 dolar kazanacaksa fiyatı buna göre kurarsınız.
- Maliyet odaklı: Kredi bazlı bir sistemde bir kredinin size maliyeti 1 dolarsa müşteriden 1,5 ile 2 dolar arası alırsınız.
9, 19, 49 gibi basamaklı fiyatlar kullanın. Starbucks'taki gibi bu price bracketing ortadaki paketi daha çekici yapar; genelde en çok o satar.
Ürünü de geri bildirimle geliştirin. PrototipAL'da başta prompt şablonlarına odaklanıyorduk; insanların ürünü hiç prompt yazmamak için kullandığını görünce "basit bir prompt ya da YouTube linki verin, kanalı analiz edip aynı tarzda videolar üretelim" modeline döndük.
Müşteriyi nasıl tutarsınız?
Yeni müşteri bulmak beş kat daha pahalı. Her ay 100 yeni müşteri bulup 90'ını kaybediyorsanız churn, yani iptal oranı sizi uzun vadede bitirir. Önce kovanın deliğini kapatın:
- Kayıttan sonraki ilk beş dakikada değer sunun; kullanıcı ilk 60 saniyede ürünü nasıl kullanacağını görebilmeli.
- Eğitim e-postaları ve yeni özellikler için ürün içi bildirimler kurun.
- İptal edenlere nedenini sorun. "Çok pahalı" diyene anında yüzde 50 indirim, "kullanamadım" diyene ücretsiz birebir eğitim önerin.
- Aylık müşteriyi "yıllığa geçin, üç ayınız bedava olsun" teklifiyle yıllık plana taşıyın.
Hangi metrikleri takip etmelisiniz?
Ölçemediğiniz bir şeyi büyütemezsiniz. SaaS'ta en önemli altı metrik:
- MRR: Her ay tekrar eden gelir. Hedef, her ay yüzde 10 büyüme.
- ARR: Yıllık tekrarlayan gelir, yani MRR'ın 12 katı. Şirketin değerini bu belirler.
- Churn: Her ay kaybettiğiniz müşteri oranı. Yüzde 30 ila 40'sa yeni müşteri aramadan önce insanların neden ayrıldığını sorun.
- CAC: Reklam, pazarlama ve satış dahil bir müşteriyi kazanma maliyeti.
- LTV: Bir müşterinin iptal edene kadar getirdiği gelir. Üç ay boyunca ayda 20 euro ödeyen müşteri 60 euro getirir; onu 20 euroya kazandıysanız LTV/CAC oranınız 3 olur.
- NPS: Müşterinin sizi önerme ihtimali; bir müşterinin kaç kişi getirdiğine bakarak izlenebilir.
Bir de odak metriğiniz olsun: PrototipAL'da yalnızca MRR'a değil, ne kadar video üretildiğine, yani müşteri başına kredi kullanımına bakıyorduk. Ödeme için yurt dışında Stripe, Türkiye'de iyzico ya da PayTR kullanabilirsiniz.
Reklama ne zaman para harcamalısınız?
Her kanalın bir bedeli var: Ya zaman ödersiniz ya para. Soğuk e-posta hızlı ve neredeyse maliyetsiz ama ölçeği sınırlı; 10.000 şirketten sonra 10.000 yenisini bulmak zor. SEO çok yavaş ama ölçeği çok yüksek. Organik sosyal medya yalnızca zaman ister; PrototipAL'da müşterilerimizi Instagram'dan sıfır bütçeyle aldık.
Ücretli reklam en hızlı ve en pahalı kanal. Reklam çalışan bir sistemi büyütür, bozuk bir sistemi düzeltmez; organik olarak ilk 10 müşterinizi kazanmadan reklama tek dolar harcamayın. Sonra ROAS'a, yani reklamdan gelen gelirin reklam maliyetine oranına bakın: Birin altındaysa durdurun ya da değiştirin, başa baştaysa optimize edin, kârdaysanız bütçeyi artırın. Meta reklamları B2C için ideal; B2B bir SaaS'la başlangıçta Meta'ya çıkmayın, e-posta, SEO ve Google Search ile ilerleyin.
Ne zaman ekip kurmalısınız?
Bu aşamaların hepsini tek başınıza yapabilirsiniz ve tek başınıza daha hızlı ilerlersiniz. Bir freelancer'a ödeyeceğiniz parayı kendiniz öğrenmek için harcayın. Ekip zamanı, MRR'ınız hem kendi yaşam masraflarınızı hem de yeni kişinin aylık maliyetini karşıladığında gelir.
Freelancer kısa, uzmanlık gerektiren işler için ideal; tam zamanlı biri yüzde yüz odak getirir ama sabit maliyet demek. PrototipAL'da ürün pazar uyumundan sonra önce içerik, otomasyon ve sistem kurulumu için freelancer'larla çalıştık, sonra ilk tam zamanlı kişileri aldık. Her şeyi Notion ve Linear'da yazılı tutuyoruz; bilgi kafanızda değil, sistemde olmalı.
Exit: bir SaaS'ın değerini ne belirler?
Exit, kurucunun şirketini satarak ondan çıkması demek. Bir SaaS'ın değerini büyük ölçüde ARR belirliyor: Yıllık geliri 100.000 dolar olan bir şirketin değeri 500.000 ile 1,2 milyon dolar arasında.
İkinci konu doğrulanmış gelir. PrototipAL'ı TrustMRR'a bu yüzden koyduk: Gelir doğrudan Stripe'tan çekiliyor ve değiştirilemiyor. Orada satıştaki uygulamaları da görüyorsunuz; örneğin toplamda 270.000 dolar kazanmış, aylık geliri 36.000 dolar olan bir uygulama neredeyse 2 milyon dolar istiyor. Rakamları Stripe'la doğrulanmış.
Üçüncüsü kâr marjı. 1 milyon dolarlık satış yapan bir e-ticaret mağazasının kârlılığı en fazla yüzde 10 civarındadır; SaaS'ta ise müşteriyi içeride tutup ürüne yeni şeyler ekledikçe kâr oranı yüksek kalır. Aşamaları sırayla geçerseniz büyük bir şirket kurup satabilirsiniz; ARspar'da da iki sistemi büyüttükten sonra şirketi sattık.
İkinci girişimde neyi farklı yaptım?
İlk girişimde mükemmel ürünü kurmaya çalışıp aylarca beklersiniz. İkincide "çalışsın yeter" deyip bir haftada müşteriye ulaşır, "müşteri şu an neye para ödemek istiyor" diye sorarsınız. Çıkardığım dersler:
- Önce sat, sonra yap. Kodlamadan önce basit bir web sitesiyle talebi ölçün.
- Nişi daraltın. "Herkes için video aracı" yerine "SaaS kurucuları için ürün demosu".
- Bedava kullanıcı yok. 1 dolar da olsa ödeme alın; yoksa ürünün tutup tutmadığını bilemezsiniz.
- Dağıtım üründen büyüktür. Kodlamaya harcadığınız vaktin iki katını pazarlama ve satışa ayırın.
- Mükemmellik en büyük düşmanınız. E-posta hatalı olsun, uygulamanın bir yeri çalışmasın; düzeltip geliştirebildiğiniz sürece sorun yok.
İlk üç ayda neye odaklanmalı?
İlk iki aydaki tek hedefiniz satmak; SEO, yeni özellikler ve ölçekleme üçüncü ayın işi. Her gün yeni müşterilere ulaşın ve içerik paylaşın. Yüzünüzü göstermeniz gerekmiyor; uygulamanın ekran görüntüsü ve "Böyle bir uygulama yaptım, şunu çözüyor" diyen kısa bir yazı yeterli.
Startup, kazanan bir iş modelini çok kısa sürede bulmaya çalışır; siz ise her ay para kazandıran bir sistem kuruyorsunuz. Fikirler herkeste var. Fark, ilk versiyondan utanmadan pazara çıkıp her gün biraz daha ileri götürmekte.
Bu yazı, Kod Yazmadan Kendi Uygulamanı Kur ve Sat: SaaS Girişimciliği ve Çıkış Stratejileri videomdan derlendi.
Sık sorulan sorular
Kod yazmadan SaaS kurmak gerçekten mümkün mü?
Evet. Claude Code ile ürünü faz 1, faz 2, faz 3 diye ayarlayıp bütün ürünü bir iki günde çıkarabilirsiniz; eskiden aynı iş bir buçuk yıl ve yüksek yazılım masrafı demekti. Zor olan kısım yazılım değil, fikri doğrulamak, ilk müşteriyi bulmak ve müşteriyi tutmak.
SaaS için ilk 10 müşteri nasıl bulunur?
En hızlı yol şirketlere kısa, kişisel ve değer odaklı soğuk e-posta göndermek. Hedef kitlenizdeki kişilere "ürünümü al" yerine "şöyle bir şey yaptık, ücretsiz denemek ister misiniz?" diye yazabilir, problemin konuşulduğu topluluklarda gerçekten yardımcı olabilirsiniz. Bu aşamada reklama para harcamamak gerekiyor.
Soğuk e-postalarda dönüş oranı ne kadar olur?
Kısa, kişisel ve değer odaklı yazılmış e-postalarda dönüş oranı yüzde 7 ile 15 arasında olabiliyor. Takip e-postaları önemli: İlk e-postada yüzde 1,5 olan oran ikincide yüzde 4,5'e, üçüncüde yüzde 6 ila 7'ye çıkabiliyor. E-postaya link koymamak gerekiyor, çünkü linkli e-postalar spama düşüyor.
Bir SaaS şirketinin satış değeri nasıl hesaplanır?
Değeri büyük ölçüde ARR, yani yıllık tekrarlayan gelir belirliyor. Yıllık geliri 100.000 dolar olan bir SaaS'ın değeri 500.000 ile 1,2 milyon dolar arasında. Gelirin ve kâr oranının Stripe gibi bir kaynakla doğrulanmış olması da önemli.

