İçeriğe geç

Ana sayfa/Blog/Girişimcilik

Girişimcilerin takıldığı üç yer: sürdürülebilirlik, odak, aksiyon

İki girişimi kurup sattıktan sonra sıfırdan başlayan birine anlatacağım üç konu var: sürdürülebilirlik, odak ve aksiyon. Araçlar bunlardan sonra gelir.

Burhan KocabıyıkGoatstarter Ventures kurucu ortağı · · 5 dk okuma · Videoyu izle ↗
“Girişimcilerin Takıldığı Üç Yer: Sürdürülebilirlik, Odak, Aksiyon” videosunun kapak görseliVideoyu izle

Bu işe dört yıl önce başladım. ARspar'da birçok farklı müşteriyle tanışıp görüştükten sonra uygulamamızı büyüttük ve sattık. Ardından PrototipAL'ı kurduk ve bir yıl içinde onu da sattık; ilkine göre küçük bir exit'ti. Bu süreçte bir topluluk oluşturduk ve kendi uygulamalarımızı geliştirmeye devam ediyoruz.

Bu yazıda araç anlatmayacağım. Yapay zeka ile bir şeyler yapmak ya da sıfırdan bir ajans kurmak isteyen herkes için, gördüğüm kadarıyla dikkat edilmesi gereken sadece üç konu var. Bu üç konuda devam ettiğinizde başarı bir ayda da gelebilir, üç ayda da, on iki ayda da. Ne kadar şanslı olduğunuza bağlı, ama gelir.

1. Sürdürülebilirlik

Bir Reels ya da YouTube videosu çekmek kaç dakikanızı alır? Diyelim ki on beş dakika. Bunu bir gün yapmak kolay, bir hafta yapmak kolay, bir ay belki yine kolay. Ama bir yıl boyunca her gün yapabilecek misiniz? Deneyin, ne kadar zor olduğunu göreceksiniz.

Gördüğüm en büyük problemlerden biri sürdürülebilirliğin oturmaması. Bu çok normal, çünkü hayatınıza daha önce olmayan bir alışkanlık ekliyorsunuz. “Günde on beş dakika kitap okuyacağım”, “günde on beş dakika Reels çekeceğim” ya da “on beş dakika e-posta atacağım” dediğiniz an, bu sizin için yeni bir yaşam biçimi oluyor. Bunu kazanmak kolay değil ve aşama aşama gelmesi gerekiyor.

O yüzden “şunları şunları yapmam lazım” diye başlamak yerine “hangi işleri her gün sürdürebilirim?” sorusuna odaklanın. Önce onları iyi yapmaya çalışın. Seçtiğiniz işlerin de sizin için gerçekten doğru işler olduğundan emin olun.

Günde iki saat

Diyelim ki her gün iki saatinizi kendi girişiminize ya da ek gelir elde etmeye ayıracaksınız. Bu bile büyük bir zaman. Önce o iki saati korumaya çalışın, sonra içini her gün yapılması gereken ve gerçekten değere dönüşebilecek işlerle doldurun.

Sıfırdan başlıyorsanız bu sürenin yarısından fazlası müşterilere ulaşmaya gitmeli. Bunun birçok yolu var. Her gün yeni bir şey deneyin, tutturduğunuz şeyi de her gün yapmaya devam edin. Örneğin e-posta atmak her gün yapılması gereken işlerden biri.

2. Odak

Odak, bence çağımızın en büyük problemlerinden biri. Ben 27 yaşındayım ve benim için de en büyük problemlerden biri bu. Benden beş, on yaş küçük biri için, örneğin kardeşim için, daha da büyük bir problem olacak.

Odak neden bozuluyor? Her gün çok güzel şeyler, çok güzel fırsatlar görüyor ve “onu da deneyeyim, bunu da deneyeyim” demeye başlıyorsunuz. Yapay zeka bunu daha da artırıyor. Artık pazarlama uzmanı olmadan reklam içeriklerini analiz ettirebiliyor, rakip reklamları çekebiliyor, benzerlerini oluşturabiliyorsunuz. Yapabileceklerinizin sınırı kalmadı; tek sınırınız Claude Code limitiniz.

Peki odak nasıl sağlanır? Sürdürülebilirlikle doğrudan bağlantılı. Bir şeyi sürdürülebilir şekilde yapmak, o an başka her şeyi kapatabilmek demek; başka yolu yok. Bu benim için de zor. Bir sürü işim varken her gün yapmam gereken işleri asla aksatmamam gerekiyor. Fikirler güzel, ama günlük rutinimi bozmamalı. Sizi başarılı yapacak olan şey günlük rutinlerinizdir.

Benim günlük rutinim

Somut olsun diye kendi günümü anlatayım:

  1. İlk iş uygulamamda bir problem olup olmadığına bakıyorum. Ödeme sistemini kontrol ediyor, her şeyin çalışıp çalışmadığına bakıyorum. On beş, yirmi dakikada kontrolleri ve günlük analizleri tamamlıyorum. Bu noktada henüz yeni hiçbir şey yapmadım; sadece sistemin çalıştığından emin oldum.
  2. Sonra topluluğa bakıyor ve gelen soruları cevaplıyorum. Sosyal medyadan gelen soruları da olabildiğince cevaplıyorum. Hepsine yetişmek mümkün değil, ama asıl odağım topluluktaki projeler ve uygulamalar.
  3. Ardından diğer işlere geçiyorum: e-postalar, birkaç kontrol, takım görüşmeleri ve takımla ilgili problemleri çözmek.

İki saat neredeyse bununla doluyor. Ancak bundan sonra işimi geliştirebilecek şeyleri düşünmeye başlıyorum. Ama her şeyi yapmıyorum; işime gerçekten faydası olacağını düşündüğüm ve vaktimin yettiği kadarını seçiyorum.

Hayır diyebilmek

Asıl problem bir şeylere hayır diyebilmek. Aklımıza bir fikir geliyor; onu da yapayım, bunu da yapayım, şu uygulama da tutabilir. “Şöyle bir şey de deneyeyim” demek, sizi başarısız yapan şeylerden biri. Steve Jobs'un dediği gibi, Apple'ı bugünlere bir şeylere hayır diyerek getirdiler. Bu kadar yıl çizgisini bozmamış bir ürün ancak böyle ortaya çıkabiliyor. Hayır demek odağı getiriyor; odak da bir şeyde çok daha iyi olmayı ve bir çizgi oluşturmayı sağlıyor. O çizgiyi korumak da gerçekten zor.

3. Aksiyon

Bu üç konuyu bir huni gibi düşünün: sürdürülebilirlik en üstte, odak ortada, aksiyon en altta. Burada önemli olan doğru aksiyonları almak ve iş bitirme hızınız.

Bir Reels ya da YouTube videosu çekeceksem hemen aksiyona geçmem gerekiyor. Düşünürken ilerlemiyorum, planlarken ilerlemiyorum; aksiyon aldığımda ilerliyorum. Kamerayı açmadan önce ve açtıktan sonra aksiyonlarımı beş dakika içinde çıkarabilmem lazım. Bu kolay değil, zaman alıyor ve oturması gerekiyor. O yüzden zor işlere odaklanmamak da değerli. Hızlı aksiyon alabileceğiniz işleri seçin, seçtikten sonra hızlıca harekete geçin ve sonuca ulaştırın.

Sondan başa düşünmek

Lojistik firmalarına bir ERP ya da CRM çözümü geliştirdiğinizi düşünün. Çok iyi bir ürün ve ciddi bir ihtiyaç var. Ne zaman başarılı oluyorsunuz? Ürünü müşteriye sattığınızda. Şimdi sondan başa doğru gidelim:

  • Ürünü müşteriye sattım. Ulaşmak istediğim sonuç bu. Müşteri her ay ödeme yapıyor ve on iki ay boyunca müşterim olarak kalıyor.
  • Bunun için müşteriyle toplantı yapıyorum.
  • Toplantı için müşteriye e-posta gönderiyorum.
  • E-posta göndermek için önce ulaşabileceğim şirketlerin listesini çıkarıyorum.
  • Ondan önce bir uygulama ya da web sistemi kuruyorum.
  • Ondan önce bunu öğrenmeye başlıyorum.
  • En başta da bunu öğrenmeye karar veriyorum.

Bu aşamaları ne kadar hızlı geçer ve sonuca ne kadar hızlı ulaşırsanız o kadar başarılı olursunuz. İşin kötü yanı şu: Son aşamaya gelmeden herhangi bir yerde bırakırsanız sıfırlanırsınız. Bu yüzden doğru aksiyonları almak ve hedefe ulaşana kadar devam etmek çok önemli.

Araçlar sadece köprü

Bu üçü yerine oturduğunda herhangi bir işte, herhangi bir sektörde ve herhangi bir iş modelinde; bir ayda, üç ayda, altı ayda ya da on iki ayda eninde sonunda başarılı olursunuz. Tabii bir pazar varsa, yani birileri ürününüzü ya da sisteminizi satın almak istiyorsa.

Birçok girişimciyle konuşuyor ve problemlerini görüyorum. Kendim de girişimci olduğum için empati kurabiliyorum; sizin bulunduğunuz yerlerde ben de bulundum. Bu yüzden ne Claude Code diyorum, ne Codex, ne otomasyon, ne de yapay zeka. Her şeyden önce bu üç konu.

Bunlar oturduktan sonra geri kalan her şey, sizi sonuca götürecek köprülerden ibaret. Bir topluluk sizi hızlandırabilir; Remotion ya da Claude Code gibi araçlar da birer köprü olabilir. Ama günün sonunda, ben bu üçünü yaptığımda başarılı oluyorum.

Bu yazı, Girişimcilerin Takıldığı Üç Yer: Sürdürülebilirlik, Odak, Aksiyon videomdan derlendi.

Sık sorulan sorular

Girişimde sürdürülebilirlik ne demek ve nasıl kazanılır?

Sürdürülebilirlik, bir işi bir gün ya da bir hafta değil, bir yıl boyunca her gün yapabilmek demek. Hayatınıza daha önce olmayan bir alışkanlık eklediğiniz için kolay değil ve aşama aşama kazanılıyor. Bu yüzden önce her gün sürdürebileceğiniz işleri seçip onları iyi yapmaya odaklanmak gerekiyor.

Girişimciler neden odaklanmakta zorlanıyor ve odak nasıl korunur?

Her gün yeni fırsatlar görülüyor ve yapay zeka ile yapılabilecek işlerin sınırı kalmadığı için insan her şeyi denemek istiyor. Odak, o an başka her şeyi kapatabilmek ve yeni fikirlere hayır diyebilmek demek. Fikirler ne kadar güzel olursa olsun günlük rutini bozmamalı, çünkü başarıyı getiren şey günlük rutinler.

Sıfırdan girişim kuran biri günde ne kadar zaman ayırmalı?

Örneğin her gün iki saat ayırmak bile büyük bir zaman. Önce bu iki saati korumak, sonra içini her gün yapılması gereken ve değere dönüşebilecek işlerle doldurmak gerekiyor. Sıfırdan başlıyorsanız bu sürenin yarısından fazlası, e-posta atmak gibi müşterilere ulaşma işlerine gitmeli.

Girişimde hedefe sondan başa doğru bakmak ne işe yarar?

Satış gibi ulaşmak istediğiniz sonuçtan geriye doğru gidince aradaki bütün aşamaları görürsünüz: toplantı, e-posta, şirket listesi, kurulacak sistem, öğrenme ve en başta öğrenme kararı. Bu aşamaları ne kadar hızlı geçerseniz o kadar başarılı olursunuz. Son aşamaya gelmeden herhangi bir yerde bırakırsanız sıfırlanırsınız.